Kanun
No: 5271
Ceza
Muhakemesi Kanunu
Kabul
Tarihi: 04.12.2004
R.G.
Tarihi: 17.12.2004
R.G.
No: 25673
Tazminat
isteyemeyecek kişiler
MADDE
144 - (1) Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan
kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:
a)
Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler.
b)
Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler
getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.
c)
Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi
nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar
verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen
veya düşürülenler.
d)
Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer
olmadığına karar verilenler.
e)
Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça
katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.
Kamu
davasını açmada takdir yetkisi
MADDE
171 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO:
5560/22) (KOD 1)
(1)
Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını
gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık
sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı
verebilir.
(2)
253 üncü maddenin ondokuzuncu fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, Cumhuriyet savcısı, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olup, üst sınırı bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren
suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının
beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören, bu karara
173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3)
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, uzlaşmaya
ilişkin hükümler saklı kalmak üzere;
a)
Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış
bulunması,
b)
Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin
suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c)
Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası
açılmasından daha yararlı olması,
d)
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan
önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının
birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4)
Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi
halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
(5)
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir
sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla
bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi
halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
İddianamenin
iadesi
Madde
174 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO:
5353/27) (KOD 1)
(1)
Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin
bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek
suretiyle;
a)
170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b)
Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan
düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya
tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme
veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin
Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2)
Suçun hukuknitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade
edilemez.
(3)
En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul
edilmiş sayılır.
(4)
Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen
eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde,
yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda
belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna
gidilemez.
(5)
İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
Hükmün
açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
MADDE
231 - (1) Duruşma sonunda, 232 nci
maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası
okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2)
Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi
bildirilir.
(3)
Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.
(4)
Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(5)
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan
ceza, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/562) (KOD 1)
iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya
ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan
hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(6)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)
Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları
göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan
önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(7)
Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis
cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara
çevrilemez.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(8)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş
yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla
olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik
tedbiri olarak;
a)
Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi
olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b)
Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak
aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret
karşılığında çalıştırılmasına,
c)
Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda
yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka
yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar
verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RGNO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(9)
Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği
takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince
aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(10)
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik
tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri
bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(11)
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik
tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü
açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen
sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir
kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının
varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek
yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(12)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(EKLENMİŞ
FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(13)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı
olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu
maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(DEĞİŞİK
FIKRA RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/562) (KOD 1)
(14)
Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri,
Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer
alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.
Uzlaşma
MADDE
253 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO:
5560/24) (KOD 1)
(1)
Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel
hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b)
Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1.
Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2.
Taksirle yaralama (madde 89),
3.
Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
5.
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya
belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
(2)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere;
diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık
hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda,
uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4)
Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde,
Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk görevlisi, şüpheli ile
mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur.
Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma
teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Cumhuriyet savcısı uzlaşma
teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli,
mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma
teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde,
teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma
teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın
mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları
anlatılır.
(6)
Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste
bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir
nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî
temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma
sonuçlandırılır.
(7)
Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir
suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar
görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma
teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça
ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel
değildir.
(9)
Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma
teklifini kabul etmesi halinde, Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı kendisi
gerçekleştirebileceği gibi, uzlaştırmacı olarak avukat görevlendirilmesini
barodan isteyebilir veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı
görevlendirebilir.
(10)
Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri,
uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur.
(11)
Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet
savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Cumhuriyet savcısı
uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü
olduğunu hatırlatır.
(12)
Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten
itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Cumhuriyet savcısı bu süreyi en çok yirmi gün daha uzatabilir.
(13)
Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine
şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil
katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî
temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan
imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14)
Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak
Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat
verebilir.
(15) Uzlaşma
müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen
belge örnekleriyle birlikte Cumhuriyet savcısına verir. Uzlaşmanın
gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır.
(16) Uzlaşma
teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören
uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar
Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.
(17)
Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür
iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya
belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18)
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.
(19) Uzlaşma
sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine
getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin
yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya
süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki
şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi
kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın
gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü
fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın
sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;
açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine
getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde
yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
(20)
Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma
ve kovuşturmada ya da davada delil olarak
kullanılamaz.
(21)
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma
teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz
kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet savcısına
verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi
işlemez.
(22)
Uzlaştırmacıya Cumhuriyet savcısı tarafından çalışma ve masraflarıyla orantılı
bir ücret takdir edilerek ödenir. Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma
giderleri, yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşmanın
gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
(23) Uzlaşma
sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun
yollarına başvurulabilir.
(24)
Uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin hususlar, yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme
tarafından uzlaştırma
MADDE
254 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO:
5560/25) (KOD 1)
(1)
Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma
kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede
belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.
(2) Uzlaşma
gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma
sonucunda sanığın edimini def'aten yerine getirmesi
halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri
tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi
halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince
zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten
sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci
fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.
Birden
çok fail bulunması hâlinde uzlaşma
MADDE
255 - (1) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın
birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan
yararlanır.