UŞAK
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 20.12.2011 22:00:00 | Okunma Sayısı: 1402 | | |

Bir tartışma yeniden ve yeniden gündeme getirilmektedir. Ne sonuçlandırılmaktadır nede gündem dışına çıkarılmaktadır.

 Yakın zaman öncesine kadar;   suikastlerle, cinayetlerle “hak aradığını” ileri sürenler ve hamileri,  bu gün Lobi faaliyetleri ile “hüküm vermekte”, Meclis kararları ile “tarih yazmakta
 Ermeni soykırımı iddiası yalandır. Ermeni soykırımı yoktur. Vatan savunması vardır. Tarihsel gerçek budur.

“Deiure ” (= Haklı) olan ,”Demos’a” (=Kamuoyuna ) feda edilemez.  Gerçeğin ve Hakkın  yerine Meclis kararlarını, Kamuoyu/lobi faaliyetlerini koyarak hüküm verirseniz bunun adı Linç tir.

Tümüyle hukuksal kaygılarla ve hukuk eksenli olarak ifade ediyoruz ki bir  Ulusu “linç” etmeye hiç kimsenin, hiçbir nedenle  hakkı yoktur.  Tarih ispatlamıştır ki kimsenin gücü de yetmez.

Dört bir yandan Emperyalist saldırılar altında kalan Anadolu insanı, içinden çıkan Ermeni çetecilere karşıda savaşmış silah ve şiddet kullanmıştır. Başka türlü savaş varmıdır?

Neden böyle bir kıyaslama yapıyoruz? Hukukta çekişmeler baskın olarak  “Hak ve
menfaatler yarışması” biçiminde ortaya çıkar. Hukuk ilk haksız hareketi yapana  büyük sorumluluklar yükler.
Anadolu toprağında  “boğazlaşma ” ya dönüşmüş olan süreçten kim sorumludur?
İlk olarak kim sorumludur?  Temel olarak kim sorumludur? Akıl ve vicdan sahibi herkes bu soruların emperyalist devletler ve Ermeniler olduğunu söylemektedir.
Bütün bu gerçekler karşısında ve  17 Ekim 2005’te İngiltere Hükümeti; AB üyesi ülkeler arasında, 1915-16 olaylarının, soykırım olarak tanımlanması konusunda bir oydaşma  olmadığını ifade ederken
Fransız Senatosu : 4 Mayıs 2011 günü, ‘Ermeni soykırımını inkar etmeyi suç sayan kanun’u reddederken.
İsviçre Hükümeti de 2011 de “Federal konsey, 1915 olaylarının incelenmesinin tarihçilerin görevi olduğu savını savunmaya devam etmektedir.” Derken
Fransız Meclisine sunulan “Ermeni soykırımı  olmamıştır” demeyi  suç sayan yasa önerisi; evrensel hukukun en temel özgürlük olarak tanımladığı “düşünce ve ifade özgürlüğüne düşman” bir darbedir. Tarihin çöp tenekesinden çıkarılmış, üzerinde Fransız Ulusunun en seçkin aydınlarının da kanı olan adi bir hançerdir.
Fransız Ulusal Meclisi bu yasa önerisini kabul ederse:  O adi hançeri  Türk ulusuna değil en başta kendi ulusuna ve Avrupa’nın yüzlerce yıllık ifade özgürlüğü mücadelesine saplamış olacaktır.

Biz aşağıda imzası bulunan Barolar olarak bir kez daha “her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanan  tam bir vicadani kanaatle “ deriz ki “Ermeni soykırımı yoktur Vatan savunması vardır.”
Av. Sümer GERMEN             Av. Yaşar MEYVACI                  Av. Müjdat İLHAN
Aydın Barosu Başkanı    Balıkesir Barosu Başkanı      Denizli Barosu Başkanı  

Av. Fadıl ÜNAL                       Av. Mustafa İlker GÜRKAN         Av. Rıza ALBAY
Manisa Barosu Başkanı     Muğla Barosu Başkanı         Uşak Barosu Başkanı

18.11.2017 Cumartesi